 |
 |
|
|
KİRPİKLERİNDE HÜZÜN Esma Eser (Mavi)
Tarih: 2 Ağustos 2008 Cumartesi
Dışarıda fırtınanın ardından gelen sakin bir yağmur vardı. Kasabanın pazarıydı o gün. Akşama yakın bir saat gözlerim zifiri bir çift kara gözle çarpıştı. Islak saçlarından burnuna dudaklarına damlalar düşüyor, elinin tersiyle yüzünü siliyor ama saçlarından yağan yağmur gene ıslatıyordu. - Abla ben hani 1 ay önce geldim sarı araba beğendim ya. O arabanın 10 lirasını kazanabildim şimdi alsam da, kalan 5 lirayı bir hafta sonra versem? Dedi elindeki ıslak parayı uzatarak.
- Tamam. Gel bakalım hangi arabayı beğenmiştin. Raflara doğru ürkek bir iki adım attı. Aradığını bulamamanın yada istediğine yetişememenin hüznü, uzun kara kirpiklerini gölgelendirdi. - Abla geçen gün camdan baktım tam buradaydı, şimdi yok! Üstüme başkasına ait bir şeyi satmanın suçluluk duygusu çöktü. Elimden bir şey gelmiyordu. İçimden kirpiklerindeki hüznü tek tek alıp atmak, uzaklara atmak geldi. Düşük omuzlarına dokundum - Hadi gel başka sarı araba bulalım sana, belki daha iyisini buluruz. Şimdide hüzünlü kirpiklerinin altındaki kara gözlerine çaresizlik oturmuştu. Ve ben hala bir şey yapamıyordum. Gene o düğüm geldi oturdu boğazıma. İnat ediyordu geçmemek için. İlla canımı acıtacaktı. Kara kuru, tazecik, ama yıpranmış elleri diğer raftaki birkaç arabaya dokundu. Yorgun görünüyordu. Hala sarı arabayı arıyordu zifir gözleri. Birkaç arabayı ve özelliklerini gösterdim. Olmuyordu. Bir ay boyunca sarı arabanın hayallerini kurarak para biriktirirken, hayatının ilk geç kalmışlığının acı tadını hissediyordu. Sabrın sonu her zaman selamet olmuyordu işte... Küçük yüreği sıkışıyor dudaklarını yiyordu. Kara gözlerindeki derdini raftaki diğer oyuncak arabalar geçirmiyordu. Belki daha güzelleri duruyordu fakat hayallerini süsleyen sarı arabaydı ve daha değerliydi. Yazık ki ilk gördüğün andan itibaren O’na ait olan araba, başka çocukların elindeydi. Oysaki onu olmalıydı çünkü elde etmek için emek vermişti. Benim teselli için anlattıklarım ise kulağına gitmiyordu. Bütün hüznünü farkında olmadan benimle paylaşıyordu. İçimdeki suçluluğu yok etmenin bir yolu olmalıydı. Bir çıkış yolu ararken -Abla ben gideyim. Dedi. Hiçbir şey diyemedim. Yürüdü birden dönerek kara gözlerini tekrar çarptı suratıma. Acıtmıyordu ya, içime işletiyordu. - Tekrar gelir mi? - Dilerim... diyebildim. Elindeki ıslak parayı avucunda sıkarak yorgun omuzlarını alıp gitti. Baktım kaldım ardından, birden karardı dükkânım. Zerre kadar küçülmüş mutsuz bir oyuncağa dönüştüm.
Esma Eser (Mavi) esmae@gunfm.net
Bu köşe yazısı 23 defa okundu. Toplam 352 kelime
[ Geri Dön: Esma Eser (Mavi) ] - [ Yazarlar İndeksi ]
|
|
|
|
|
|