Gözden kaçırmayın
Vali Aktaş, Fabrikada İncelemelerde BulunduÖnce Merhaba…
Afyonşehir okurları ile buluştuk seneler sonra nihayet.
Tarihler 28 Eylül 1983 gösteriyordu. Sandıklı Postası yayına başladı. Beşi bir yerde, sözüm ona, paşaların yaptığı 12 Eylül faşist darbesine kafa tutan ‘Halkın gözü Kulağı ve Sesi’ mottosu ile o günlerde 2 bine yakın basılan Sandıklı Postasında spor muhabirliği ile başladım. Bir yıl sonra iktisat öğrencisi olmamdan ötürü ekonomi ve spor ağırlıklı köşe yazıyordum,
Sonrasında Afyon yolculuğu başladı.
Allah rahmet eylesin, değerli kardeşim Halil İbrahim Kocaerkek, Kurtuluş gazetesini devir aldı. Kurtuluş gazetesi kapanıncaya kadar orada yazdım… Sonra Odak gazetesinde yazmaya başladım. Ve yazılı yayını sonlandırıncaya dek Gazete3’te de yazdım. Kendi radyomuz ve sitemiz Gün FM’de sizlerle buluşmayı aralıksız devam ettim.
Bu kadar kronolojiyi neden verdim?
Sürekli gezen, oradan oraya savrulan bir gazeteci değilim. Kapanma ve zorunluluktan dolaydır bizim obamızdan göç eylememiz.
Öte yandan…
Şunun altını da net olarak çizeyim. Bu 42 yıllık serüvende 4 bine yakın köşe yazımızda ne Sandıklı Postası’nda, ne Halil İbrahim Kocaerkek’in, ne Polat Yılmaz’ın ne Mehmet Emin Güzbey’in ve ne de Kadir Sayın’ın yazılarımıza tek bir kelime müdahili olmamıştır. Bunu da bir gazeteci olarak basın ahlakı adına belirtmekte yarar görüyorum.
Şimdiki durak ise Afyonşehir.
Hayırlı olur inşallah...
DELİKANLI KİM
Afyonkarahisar’da son zamanlarda yaşanan siyasiler arasında bir delikanlı yarışı başladı. Öyle ki bu yaşananlar ve kullanılan dil berbat. Siyasetçiler arasındaki tartışmalar atışmaları anlarız. Onun da bir seviyesi vardır. Ama bu üslup ve tarz hoş değil.
Vekiller delikanlılık yarışında. Bu yarışın ateşi sönmeden iki il başkanı dil savaşı başlatıyor. Tam bu da bitti derken bu kez Belediye Başkanı Bucu Köksal ile Gazeteci Sezer Küçükkurt arasında sert cümlelere tanık oluyoruz.
Hadi bir yaşananları hatırlayalım?
Ülke genelinde tepki çeken ve çok tartışılan Karayolları ve Trafik Yasası gündeme geldiğinde TBMM Katip Üyesi ve AK Parti Milletvekili İbrahim Yurdunuseven ve İYİ Parti Milletvekili Hakan Şeref Olgun arasında delikanlılık vurgulu bir söz düellosu başladı.
Olgun, Yurdunuseven’in TBMM Başkanlık Divanı Katip Üyesi olmasına atıfla, şöyle dedi:
“Katip olmakla bir yere varamayanları kendi üstümden parlattırmam. Delikanlılığımın zekatını versem senin gibilerinin yedi sülalesine bir ömür yeter.”
Yurdunuseven, Olgun’un İyi Parti Genel Başkan Yardımcısı olmasına atıfla şu sözlerle karşılık verdi: “Mavi, kırmızı, yeşillerle iyi kötü bir partide hasbelkader yardımcı olmuş zat, siyaset yapacaksan delikanlıca yap!”
Ben Allah Allah bu delikanlı ne demek ben mi yanlış biliyorum diye Türk Dil Kurumuna baktım. TDK’nın sitesine göre, “Delikanlı, genellikle 15-25 yaş arası genç erkekleri tanımlamak için kullanılan, mecazen cesur, dürüst, sözünün eri ve mert kişi anlamlarına gelen bir ifadedir” cevabını gördüm.
Bu arada iki vekil arasında geçen sene başlayan il protokol listesi sancısı vardı. O dönemler valilikçe Hakan Şeref Olgun İYİ Parti Genel Başkan olması hasbi ile liste başına geçiyor düşüncesiyle protokol listesi tamamen kaldırıldı siteden. Sonrasında İbrahim Yurdunuseven de TBMM’de katip üye olmasıyla kırmızı plakalı araca kavuşmuştu.
Böylesi sert üslup yerine her iki vekilde hafta sonu ilimize gelen Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu’nun ilimizdeki inceleri sırasında PTT Bölge Müdürlüğünü unutun mealine sözlerine cevaplarını merak ediyordum.
Biz bu merakla beklerken ve bizim vekiller de Allah yaş uzunluğu versin 60’a merdiven dayamış ne alaka delikanlılık derken bu sefer il başkanları çıktı düelloya.
İL BAŞKANLARI DÜELLOYA DEVAM
Afyonkarahisar İl Başkanı Muhammet Mısırlıoğlu, esnafların sıkıntıları da ekleyerek AK parti İl Başkanı Turgay Şahin’e “esnafları birlikte gezelim onları halini gör” dedikten sonra “Kurtla bir olup kuzuyu yiyip, sonra çobanla birlikte yas tutma! İşte bugün yaptığınız siyaset tam olarak budur” sözleriyle yüklendi.
Şahin, sosyal medya hesabı üzerinden Mısırlıoğlu’na şu cevabı verdi: “Kendisi el içine çıkamaz, ortalıkta gözükmez. Basın açıklaması dışında gören yoktur. Onda da stadyum dolusu insana hitap ediyormuş gibi bağıra çağıra konuşur. Bizim esnaf ziyaretlerimize takmış şimdi de. Beraber gezelim diyor. İyi de esnaf, dükkânının bereketini kaçıracak bir adamı ister mi bakalım? Hadi başka kapıya, not: cevabınızı özlemle bekliyorum.”
KÖKSAL KÜKREDİ AMA ANINDA CEVAP GELDİ
Tam bu atışmalar küllendi derken, bu kez Belediye Başkanı Burcu Köksal Belediye Meclis toplantısında kükredi. Hem de ne kükreme.
Afyonkarahisar Belediyesi, Kocatepe gazetesinin önünde altyapı çalışması başlatması ve iki ‘hazımsızlık veya hazımlılık’ gündeme geliyordu. Malum ki ikili arasında yargıya yansıya çok sayıda işlemler de var.
MHP'li Belediye Meclis Üyesi Halil İbrahim Baykara Belediyenin kalıcı hizmet ve yatırımlar yapmadığını söyleyip bu kazı olayını gündeme getirdi meclis toplantısında. Bu sözler üzerine Kocatepe gazetesini hedef alan Köksal, şöyle dedi: “Seçilmişe saygı duyacaksın. Dolandırıcı dedi, üç kâğıtçı dedi, yolsuz dedi, rüşvetçi dedi varsa bir şey gelin alın beni. Aile benim kutsalım, kırmızı çizgim, belediye başkanı benim, eşimle, ailemle neden uğraşıyorsunuz? Delikanlı adam eşim üzerinden değil, ailesi üzerinden değil, Burcu Köksal üzerinden konuşu!”
Burcu Köksal devamında, “Buradan söylüyorum, kişisel husumet duyanlarla bundan sonra hiçbir şekilde muhatap olmayacağım. Adliyeye gerekli suç duyurusunda bulundum. Yüce adalete ve Devlete güveniyorum. Benim başıma bir iş gelirse de FETÖ’cüler, PKK’lılar ve Devlet düşmanları yüzünden gelecek” dedi.
Ve cevap Kocatepe Gazetesi Sahibi Sezer Küçükkurt’tan anında geldi. Küçükkurt konuyu yeniden hatırlatıp Köksal’ın annesine babasına saygı duyduğunu ve haberlerde hiç değinmediklerini belirterek eşi Yasin Köksal’ın her işte parmağı olduğunu yazdı ve yazısını şu sözlerle bitirdi: “Delikanlı olan” diye sarf ettiğiniz sözlerin muhatabı eğer biz isek… “Delikanlılığımızı” her türlü ispata da hazırız.Haddinizi biliniz!...”
Afyon siyasetinde yaşanan tablodan bir demet sunduk.
Şimdi bu kirli dil ve üslup kimseye yarar getirmez. Birilerin gazlaması ve etkisi ile üst perdeden konuşmak ve açıklama yapmak yerine ilin meselelerine sahip çıkmak projeler üzerinde yatırımlar ve hizmetler üzerinde konuşmak lazım.
Seçmenler ve halkımızın beklentisi bu yöndedir.
Bu arada Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel’in cumartesi günü ilimizde yaptığı toplantı yorumunu cuma günü ele alacağımızı hatırlatarak, bir atasözü ile yazıya noktayı koyalım: "Dilim, giydirir bana kilim."
Dilimiz yüzünde başımıza türlü felaket gelebileceğini ve bu yüzden elbise bulamayacak duruma gelip onun yerine fakirlikten dolayı kilim ile geçiştirilebileceğine vurgu yapar.
Ne demiş atalar: Dil söyler saklanır, baş buna katlanır.”
Belagat şehvetine kapılıp, ağzınızı oraya buraya eğmemek lazım.
Mutlu ve aydınlık yarınlara…







Yorumlar
Yorum Yap