Gözden kaçırmayın

“Sigarayı bırakmak için hiçbir zaman geç değildir”“Sigarayı bırakmak için hiçbir zaman geç değildir”

Afyonkarahisar Motor Sporları Merkezi’nde gerçekleştirilen NG Afyon Motofest, MXGP Türkiye organizasyonu Pazar günü tamamlandı. 

İlimiz, beş gün boyunca çok sayıda konser ve etkinliğe ev sahipliği yaptı. 

Festival programında Selçuk Balcı,

Emre Fel, 

Motive, 

M Lisa, 

Sefo, 

Demet Akalın, 

Selin, 

Pentagram, 

Ceza, 

Emre Altuğ, 

Derya Bedavacı, Kamuran Akkor, 

Ece Seçkin ve 

Murat Boz sahne aldı.

Ama yapılan açıklamalar ile bu etkinlik kısmen tartışmalara açık hale geldi, getirildi.

DANSÖZ

AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili İbrahim Yurdunuseven sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda “MXGP Motofest günlerinde konser adı altında yaşanan milli ve manevi değerlerimize aykırı görüntüleri tasvip etmemiz mümkün değildir. Bu tür rezilliklerin bir daha yaşanmaması için gereğinin takipçisi olacağız” yazdı.

Konu şu; 

Festivalin son günü Ustalara Vefa adı ile Kamuran Akkor sahne alıyor. 

Akkor’a bazı şarkılarında dansçı kızlar dansöz kıyafetiyle bir süre eşlik ettiler.

Bu olaya rezillik olarak bakılıyor ve bundan sonra böylesi olaylara da müsaade edilmeyeceğinin de altı çiziliyor.

Şimdi...

Kabul etseniz de etmeseniz de Türk kültüründe dansöz vardır. 

Dansöz Mısır geleneğidir ama Türkiye’de bir parçasıyla Orta Doğu’dadır. Türkler Anadolu’da egemen olmadan önce de danslar vardı ve bu dansları kadınlar tek başlarına yapardı.

Tatil yörelerinde kızlar tek başlarına veya ekip halinde sahneye çıkar dans eder. Düğünlerde eğlence mekânlarında da kadınların danslarını görürüz. Dahası çeyrek asır önce devlet kanalı TRT’de yılbaşı gecesi Nesrin Topkapı’yı izlemek adına saatlerce ekran başında bekleyen bir nesil var.

Eğlence mekânlarında dans eden kızlara tomarca para takan insanların bulunduğu düğün ve eğlence mekânlarında kızlarla göbek atan bir toplumuz.

Bizler dans etmeyi oynamayı ve seyretmeye aşinayız aslında. 

Burada kendi dünya görüşünüze yalam felsefesinde örtüşmeyen hallerde yaşanır yaşanıyor da.

Ama

Dayatma, yasaklama olmaz.

YASAK, YOLSUZLUK, YOKSULLUK

Çünkü Ak Parti 25 sene önce 3 Y diye iktidara geldi.

Yoksulluk bitecek denildi ekonominin hali ortada. Sırada köprülerin kiralanması gündeme geldi.

Yasaklar kalkacak vaadi vardı. Ne yazık ki katmerlenerek yasaklar arttı. Öyle ki bazı belediye başkanları hoşuna gitmeyen sanatçı için ‘Ben burada olduğum sürece falanca bu kapıdan içeri adımını atamaz’ fetvaları veriyordu.

O fetvaları veren başkanlar koltuktan gitti ama o sanatçılar daha çok sahne alır oldu.

Ve üçüncü Y ise Yolsuzluk…

Dini cemaat kisvesi altında olanlarda dâhil ülkenin her tarafından yolsuzluk fışkırıyor. Dünün makbul adamları görünenlerin garibin gurebanın hakkını nasıl yedikleri çarşaf çarşaf medyada yer buluyor.

Motofestten açıldı lafımız devam edelim.

Bir başka eleştiri ise Pentagram adlı gurubun sahne gösterileri sırasında yansıyan görüntüleri gündeme geldi.

Kısa bir araştırma yaptım.

Önce bu gurup Pentagram adını beş köşeli bir yıldız olup tarih boyunca farklı kültürlerde beş elementi (hava, su, ateş, toprak ve ruh), evrensel dengeyi ve korumaktan alıyor. 

1990 yılından bu yana sahne alan bu gurup önümüzdeki günlerde Harbiye Açık Hava ve Bostancı Kültür Merkezinde sahne alacak.

Bu zamana kadar yüzlerce konserlere çıktı.

Aynı performans gösterileri giyim ve kuşamlarıyla....

Bu gurup

Türkülerimizi ve deyişlerimizi Rock müziğe uyarlayan ve taşlama ve eleştiri sözler içeren şarkıları tercih ediyor.

İşte Dertli’nin yazdığı ve sonrasında anonim olan türkü sözleri 

Telli sazdır bunun adı / 

Ne ayet dinler ne kadı" 

dizeleri.

Gericilere ve tutuculara karşı daha doğrusu sazı yasaklayan zihniyete karşı sazı savunmuş.

Bir başka şarkısı bu gurubun Âşık Veysel den alınan şiir

Âşık Veysel, dünyadaki adaletsizlikleri, haksızlıkları ve acıları hatırlatarak 

"Haksıza yol veren sensin / 

Yok mu suçun burda senin?" diyerek adeta ilahi düzene sitem eder.

Çünkü bilir ki her şeyi yoktan var edenin, evreni gören ve bilenin yine Allah olduğunu vurgular.

İnsanın dünyadaki çaresizliğini ve çıplak bırakılmışlığını gözler önüne serer.

Ozan Veysel bu şiiri ile aslında Allah ile kurduğu samimi, perdesiz ve dostane "dervişane" ilişkinin ile korkuyla değil, aşk ve dürüstlükle hakikati aramasını ifade eder.

ŞEHİTLERİMİZE SAYGI

Bu etkinlikte bazı değerler de unutulmadı.

Afyonkarahisar'da 5 Eylül 2012'de mühimmat deposunda meydana gelen patlamada şehit olan 25 askerimiz anıldı.

Cumartesi gecesi İlimizde 25 şehidimiz anıldı ve vatandaşlar birlikte İstiklal Marşı okuyordu.

Pazar günü dev ekrandan Avrupa Şampiyonu olan Altın kızlarımızın voleybol maçı etkinlik alanında coşkuyla izlendi.

Burada Belediye Başkanı Burcu Köksal ve ekibinin emeğini de görmek lazım.

Bu arada 500 bini aşkın kişinin akın ettiği etkinlikle resmi ve özel güvenlik ekibi adeta kuş uçurtmadı. 

Hiç bir olay çıkmadan etkinlik tamamlandı.

Algı yaratmaya çalışanlar fırsat bu fırsat diyerek kendi PİAR’ını yapmaya çalışanlar olmadı mı? Oldu.

Ama bu kişi ve kurumların bugünkü işi değil ki bu. 

Gülüp geçmek lazım bazı şeylere de.

FESLİ KADİR

Böylesi toplumsal olaylarda baktığınız yer ve açı önemlidir.

Bir örnek vereceğim.

Sene 2022 günlerden 27 Ağustos.

Mehmet Zeybek Afyonkarahisar Belediye Başkanı.

İlimizin Kurtuluş Gününde Zeybek konuşma yapıyor ve Fesli Deli Kadir’i anıyor. Ona göndermede bulunuyor.

Bu konuşmaya tepki o dönem CHP Milletvekili Burcu Köksal’dan geliyor.

Köksal diyor ki, “Afyonkarahisar’da İlimizin düşman işgalinden kurtuluş yıldönümünde Mehmet Zeybek, Atatürk’ü anmak, ona teşekkür etmek yerine Atatürk’e zerre kadar muhabbeti olanlar cenazeme gelmesin diyen fesli Deli Kadir’i andı. İşte bu savaş hem Yunanlılara hem de Yunanlıların galip gelmesini isteyen vatan hainlerine karşı verilmiş bir savaştı. Afyonkarahisar Başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde Türk ordusu tarafından kurtarıldı” sözleriyle haklı tepki veriyordu. 

Yani mevcut iktidar her ortamda kendi dayatmalarını ortaya sürmekte mahir.

Kendi düşüncesine bakışı ve anlayışı hatta ideolojisine göre nesil yetiştirmek amacından vaz geçmelidir.

ZORLUKLAR TOPLUMSAL YENİLEMEYE YOL VERİR

Son söz.

Unutmayalım ki, toplumlar geçmişteki deneyimlerinden ve geleneklerinden güç alarak geleceğe yön verir. Zorluklar ve toplumsal olaylar, sistemlerin kendilerini yenilemesini ve yeni çıkış yolları bulmasını sağlar. Her bireyin ortak sorumluluk bilinci, toplumun genel yönünü belirlemesinde etkilidir.